Birçok döviz işlemi gerçekleştirdikten sonra, artık deneyimli bir yatırımcı olmuş olabilirsiniz; ancak her döviz işleminizin doğrudan bir kişiyle yapılan bir bahis olmadığını, işlemde bir “aracı”nın da yer aldığını belki de bilmiyorsunuzdur. İşte bu aracı, döviz brokerıdır.Peki, döviz brokeri tam olarak nedir, neden vardır ve bir döviz brokerini nasıl seçmeliyiz? Bu makale, bu soruların yanıtlarını size verecektir.
Döviz brokerının ne anlama geldiğini daha kolay anlayabilmeniz için bu yazıda basit bir örnek vereceğiz.Bir gün aşağıya meyve almaya gitmek istiyorsunuz. Tam da aşağıda bir meyve tezgahı var. Meyve tezgahındaki meyveler aslında diğer ilçelerdeki meyve yetiştiricilerinden toplanmış. Meyve tezgahı hayır işi yapamaz; meyveleri mutlaka maliyet fiyatının üzerinde satmak zorundadır. Siz de sonunda etiket fiyatından meyveyi satın alarak bu işlemi tamamlamış olursunuz.Tam bir döviz işlemini ele alırsak, meyve satın alan siz bir döviz yatırımcısısınız, meyve tezgahı sahibi ise döviz brokerıdır; meyve satışıyla elde edilen kâr ise döviz işlem komisyonudur. Meyve yetiştiricileri ise bu işlemin gerçek takas kuruluşlarıdır ve genellikle büyük uluslararası bankalardır.
O halde şunu merak ediyor olabilirsiniz: Neden döviz brokerlarını atlayıp doğrudan döviz ticareti yapmıyorsunuz?Öncelikle maliyet sorunu var. Tıpkı bu meyve satın alma örneğinde olduğu gibi, neden her ilçeye gidip fiyatları karşılaştırarak en iyi ve en ucuz meyveyi seçmiyorsunuz? Bunun nedeni, maliyetin çok yüksek olmasıdır; meyve satıcısından doğrudan satın almak daha mantıklıdır; meyve seçmek gibi hem uzmanlık gerektiren hem de zahmetli bir işi meyve satıcısına bırakmak daha iyidir.İkincisi ise sermaye meselesidir. Eğer doğrudan döviz bankasıyla işlem yapmak istiyorsanız, buna hak kazanabilmek için çok büyük bir sermayeye sahip olmanız gerekir. Bu nedenle, çoğu küçük ve orta ölçekli yatırımcı, döviz yatırımı yapabilmek için yine de bir döviz brokeri aracılığıyla işlem yapmak zorundadır.
Peki, burada bir soru ortaya çıkıyor: Bir forex brokerını nasıl seçmeliyiz? Aslında, forex brokerlarının tek bir türü yoktur ve her birinin üstlendiği riskler de birbirinden oldukça farklıdır.
Birincisi “tek likidite sağlayıcı” olarak adlandırılır. Bu tür aracı kurumlar sizden çok düşük bir komisyon alabilir, hatta “sıfır komisyon” sloganıyla yatırımcıları çekebilir. Peki, bu likidite sağlayıcılar gerçekten “hayır işi” mi yapıyorlar?Elbette hayır. Bu brokerlar, brokerlık yapmanın yanı sıra takasçı rolünü de üstlenirler; yani broker, yatırımcıyla doğrudan bahis yapar. Bazı teknik becerisi yüksek yatırımcılar bu duruma hemen atılmak isteyebilir, ancak ne yazık ki platform, kendi yenilmez konumunu korumak için spread’i kolayca artırabilir. Bu nedenle, bu tür bir forex brokerını seçerken dikkatli olmak gerekir.
İkinci tür ise “tam tasfiye tipi” broker olarak adlandırılır; bu tür forex brokerları tam anlamıyla “aracı”dır ve her bir forex işleminizin kârlı olup olmamasıyla hiçbir menfaat bağı yoktur.Bu tür brokerlar gerçekten sadece aracılık ücreti almaktadır; ancak bu brokerlar kaçınılmaz olarak daha yüksek işlem ücretleri talep edecektir, zira döviz işlem platformunun kurulması şu an için hâlâ oldukça maliyetli bir işlemdir.
Bu nedenle, bir forex brokerinin ne olduğunu ve neden var olduğunu yeterince anladığınızda, size gerçekten uygun olan forex brokerini seçebilme imkânına sahip olabilirsiniz.
Sizin için mükemmel bir döviz brokerliği şirketi kuralım!
En son teknolojilerimizi kullanarak forex işinizi kurun. LXSuite, sıfırdan bir brokerlik işi kurmak için ihtiyacınız olan her şeyi size sunar. Güvenilir ve kapsamlı yazılım teknolojimizi tercih ederek, en iyisini yapmaya odaklanabilirsiniz.
Müşterilerinize dünyanın en popüler forex işlem platformunu sunun; MT4/5 beyaz etiket çözümünü kullanarak kendi markanızı veya bizim markamızı tercih edebilirsiniz.