Ticaret akışı ve sermaye akışı, bir ülkenin uluslararası ödemeler dengesinin önemli bileşenleridir; belirli bir dönem içinde piyasanın o ülkenin para birimine olan talebini yansıtır ve döviz piyasasında temel analiz yapmanın önemli odak noktalarından biridir.
Ticaret akışı, bir ülkenin ürün satışından elde ettiği gelir; sermaye akışı ise diğer ülkelerden o ülkeye akan yatırım sermayesidir.Genel olarak, dış ticareti nispeten gelişmiş olan ve döviz gelirini esas olarak mal ihracatından elde eden ülkelerin para birimlerinin değeri, ticaret akışından daha fazla etkilenir; buna karşılık, finans sektörü daha gelişmiş ve finans piyasası büyük olan ülkelerde ise para birimlerinin değeri daha çok sermaye akışından etkilenir.Örneğin, finans sektörü oldukça gelişmiş bir ülke olan ABD’nin para birimi olan dolar, sermaye akışından büyük ölçüde etkilenen tipik bir para birimidir. Bu, ABD’de belirli bir ticaret açığı ortaya çıksa bile, ABD finans piyasalarında yatırım faaliyetleri yürütmek üzere büyük miktarda yabancı sermayenin dolar satın alması durumunda, doların değerinin düşmek yerine yükselebileceği anlamına gelir.Buna karşılık, büyük bir ihracatçı ülke olan Japonya’da, düşük faiz politikası nedeniyle yabancı sermaye girişi azalsa bile, yen ticaret fazlası sayesinde değer kazanmaya devam edebilir.
Uluslararası ödemeler dengesi teorisine göre, uluslararası ödemeler dengesinde bir dengesizlik ortaya çıktığı sürece para biriminin değeri bundan etkilenir. Bir ülke net ihracatçı ise, uluslararası gelirleri uluslararası tüketiminden fazla olur ve ticaret fazlası durumu, yerel para biriminin belirgin bir şekilde güçlenme eğilimine yol açar.Aynı zamanda, tahvil getirilerinin sürekli arttığı ve hisse senedi piyasasının istikrarlı bir şekilde yükseldiği ülkeler de sürekli yabancı sermaye girişini çekecek ve para birimleri de buna bağlı olarak güçlenecektir. Ticaret akışları ile sermaye akışlarının para biriminin değeri üzerindeki etkileri hem benzerlikler hem de farklılıklar gösterir. Her ikisinin dalgalanması da yerel para birimine olan talebin değişmesine ve dolayısıyla para biriminin fiyatında değişikliklere yol açar, ancak her ikisinin para biriminin değeri üzerindeki etki yolları farklıdır.
(1) Ticaret Akışı
Ticaret akışı, bir ülkenin para biriminin değeri ile yakından ilişkilidir. Ticaret akışı, bir ülkenin belirli bir dönemdeki ihracat tutarı ile ithalat tutarı arasındaki farkı ifade eder.Teorik olarak, bir ülkenin dış ticaret ihracat tutarı ithalat tutarından fazla ise, yani uluslararası ödemeler dengesinde fazla oluşursa, ulusal para biriminin değeri artar. Çünkü yabancı ülkeler, satın aldıkları malların bedelini ödemek için dövizi ulusal para birimine çevirmek zorundadır; bu da ulusal para birimine olan talebin artmasına, döviz arzının artmasına, ulusal para biriminin değer kazanmasına ve dövizin değer kaybetmesine yol açar.
Bir ülkenin ithalat tutarı ihracat tutarından fazla ise, o ülke diğer ülkelerin ürünlerini satın almak için kendi para birimini satıp yabancı para birimi satın almak zorunda kalır; bu da yabancı para birimine olan talebin artmasına, yabancı para biriminin değerinin yükselmesine ve kendi para biriminin yabancı para birimi karşısında değer kaybetmesine yol açar.
(2) Sermaye Akışı
Bir ülkenin faiz oranı yükseldiğinde, o ülkenin para mevduatları ile hisse senetleri, tahviller gibi yatırım ürünlerinin getirileri de artar.Yabancı ülkeler, bir ülkenin yatırım ürünlerini satın almak için döviz satıp yerel para birimini satın almak zorunda kalır; bu durumda yerel para birimine olan talep artar ve döviz arzı artar. Yurt dışından ülkeye gelen yatırım sermayesi akışı, yerel para biriminin değer kazanmasına, dövizin değer kaybetmesine ve yerel para biriminin güçlenmesine yol açar.
Örneğin, ABD ekonomisinin canlı, Japonya ekonomisinin ise durgun olduğu ve yatırım fırsatlarının azaldığı bir durumda, yüksek getirili yatırım fırsatları arayan Japon sermayesi doğal olarak ABD’ye akacak ve bu da doların değer kazanmasına, yenin değer kaybetmesine ve doların yen karşısındaki değerinin yükselmesine neden olacaktır. Bu durumda, yatırımcılar bu eğilime dayanarak döviz piyasasındaki hareketleri değerlendirebilirler.
Ticaret akışları ve sermaye akışlarının analizi elbette önemlidir, ancak bir ülkenin para biriminin değeri, para arzı ve tüketici psikolojisi gibi diğer faktörlerden de etkilenir. Yatırımcılar, işlem yapmadan önce tüm bu unsurları kapsamlı ve bütüncül bir şekilde analiz etmeli ve ancak bundan sonra işlemlerine devam etmelidir.
Bir forex platformu kurmak mı istiyorsunuz? Bir forex aracı kurumu açmak mı istiyorsunuz?
MT4 ve MT5 başvurularınız sürekli reddediliyor mu? Sirix-Venture’ın düşük maliyetli çözümlerini ve üst düzey teknolojisini tercih edin:
Sirix White Label + LxFeed + CRM + web sitesi; MT4 ve MT5 başvurularının reddedilmesini önleyin; daha basit ve sezgisel bir arayüz; daha düşük fiyatlar; daha yüksek yetki düzeyleri